KONULARINA GÖRE BAZI ATASÖZLERİ 1

KONULARINA GÖRE BAZI ATASÖZLERİ

 

AK AKÇE KARA GÜN İÇİNDİR

                        

 KONU: TUTUMLULUK:

Kişi günlük yaşamamalı geleceğini güvence altına almalı. Zamanında alın teri ile kazanılan paralar sıkıntılı dar zamanlarda kişileri kurtarır. Böyle günlerde de kazanılan  parayı harcamaktan çekinmemelidir.

 

 

AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT

 

 KONU: ÖLÇÜLÜLÜK:

 Kişi geliriyle giderini ayarlamalı, harcamalarını bütçesine göre yapmalıdır. Aşırıya kaçıp borca girmek doğru değildir.

 

 

BAKARSAN BAĞ BAKMAZSAN DAĞ OLUR

 

KONU: ÇALIŞKANLIK:

İnsan eli değen her yer bakımlı, temiz yararlanılacak durumda olur. Bakılmayan özen gösterilmeyen şeyler ise yarasız duruma gelir.

 

             

ABDALA “KAR YAĞIYOR” DEMİŞLER

“TİTREMEYE HAZIRIM”   DEMİŞ.

                         

 KONU: DAYANIKLILIK-EĞİTİM:

Ekonomik durumu iyi olan insanlar sıkıntılara katlanamazken, yokluk ve sıkıntı içinde yetişmiş olan kimseler, zaten zorluğa alışkındırlar.

 

 

  

ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR

   KONU: ACELECİLİK:

Acele ile yapılan işlerde aksaklıklar yanlışlıklar olur. Düzeltmek de çok zaman alır.

 

 

ACI ACIYI KESER SU SANCIYI

 

 KONU: ÇARE-GÜÇLÜ:

Bir acının, sıkıntının bir güçlüğün üstüne başka bir acı, sıkıntı ve güçlük geldiği zaman öncekiler unutulur.

 

 

 

ACIDAN KİMSE ÖLMEMİŞ

 

  KONU: AÇLIK:

Hiç kimse kolay kolay açlıktan ölmez. Yaşamını sürdürebilmek için mutlaka iyi kötü bir geçim yolu bulur.

    

 

 

AÇ AYI OYNAMAZ

 

 KONU: AÇLIK:

Bize kazanç sağlayan kişilerin emeklerinin karşılıkları verilmezse onlardan verimli iş yapmaları beklenemez.

 

 

AÇIK YARAYA TUZ EKİLMESİ

 

 KONU: ÜZÜNTÜ:

Dertli,  sıkıntılı, acı çeken insanların üzüntülerini artıracak laflar etmemeli. Aksine onların acılarını hafifletmeli insanlık görevi almalıdır.

 

 

AÇIN KARNI DOYAR GÖZÜ DOYMAZ

 

 KONU: AÇLIK:

Daha önce aç kalmış insanların içinde aç kalmanın bıraktığı korku yer etmiştir. Yedikleriyle karnı doymuş olsa bile gözü hala yiyeceklerdedir. Bazı doyumsuz tutkulu insanlarda hep daha çok kazanım hırsı içinde yanıp kavrulurlar.

 

AÇMA SIRRINI DOSTUNA O DA SÖYLER DOSTUNA

 

  KONU: DOST-SIR:

Duyulmasını istemediğin bir sırrını en yakın dostuna bile söyleme. Zaten söylediğinde sır olmaktan çıkar. Kaldı ki dost bildiğin kişilerin de yakınları vardır. Onlara söyler. Böylece sırrını herkes öğrenmiş olur.

 

 

ADAMAK KOLAY ÖDEMEK GÜÇTÜR

 

KONU: SÖZ VERME:

Bir konuda söz vermek çok kolaydır. Ancak bu sözü yerine getirmek öyle kolay olmaz. Söz ağızdan kolayca çıkabilir, ama bunu yerine getirmek verilen sözde durmak güçtür.

 

 

ADAMIN İYİSİ İŞ BAŞINDA BELLİ OLUR

 

KONU: ÇALIŞMAK:

İnsan yaptıklarıyla, ürettikleriyle kendini gösterir. Bu yüzden bir kişi iyimidir, kötümüdür, tembel midir, çalışkan mıdır, dürüst mü çıkarcımıdır çevresindekilere karşı davranışları nasıldır? Yaptığı işler bütün bunlara yanıt verir. Çalışıp ürettikçe bu nitelikleri ortaya çıkar.

 

AĞAÇ NE KADAR UZASA GÖĞE UZAMAZ

 

KONU: HIRS –BÜYÜKLÜK:

Her şeyin ulaşabileceği belli bir sınırı vardır. İlerleme oraya kadardır. İnsanlar verdikleri emek ve taşıdıkları yeteneklere göre başarılı olurlar ve yükselirler. Ancak makam ve yetkilerinde mutlaka bir sonu vardır.

 

 

 

AĞLAMA ÖLÜ İÇİN, AĞLA DELİ İÇİN

 

KONU: AKILSIZLIK-ÜZÜLMEK:

Ölüm insanoğlu için en olumsuz en kötü bir durumdur. Ölüm sonunda ağlanır üzüntü duyulur. Ne var ki bir süre sonra da bu acı unutulur. Oysa bir yakını deli olan kişi için süreklidir. Bu acıyı, üzüntüyü sürekli yaşamak ölümden daha kötüdür.

 

 

AĞRISIZ BAŞ MEZARDA GEREK

 

 KONU: KEDER-RAHATLIK:

İnsanlar yaşadıkları sürece çeşitli sıkıntılar, üzüntüler içinde olurlar. Buda doğaldır. Ancak ölülerin sıkıntıları, üzüntüleri olmaz. Dert, acı ancak ölünce biter. Öyleyse yaşam tüm sıkıntı ve acılarıyla kabul edilmeli ve öğlece sevmeye çalışılmalıdır.

 

 

AĞUSTOSUN YARISI YAZ, YARISI KIŞ

 

KONU: İKLİM:

Ağustosun ortalarına doğru günler kısalır, sıcaklar azalır. Yavaş yavaş soğuklar başlar.

 

 

 

AKACAK KAN DAMARDA DURMAZ

 

KONU: ALIN YAZISI:

 Kimi olaylar kaçınılmazdır. Elden gelmeyen böyle durumlar karşısında doğal karşılayıcı bir tutum takınmak gerekir.

 

 

AKAN SU YOSUN TUTMAZ

 

KONU: ÇALIŞKANLIK:

Tembel insanlar bu tembelliğin yanı sıra kötü alışkanlıklar edinir. Oysa sürekli çalışan insanlar hem sağlıklı, uzun ömürlü olurlar, hem de çalışıp ürettikçe toplumda değerleri artar.

 

 

AKILLI DÜŞMAN, AKILSIZ DOSTTAN HAYIRLIDIR

 

KONU: DOST – DÜŞMAN:

Kişi dostuna güvenir ona inanır. Ancak bu dost akılsız ise iyi nitelikte düşünmesine karşın istemeden de olsa kötülük yapabilir. Çünkü akılsızlığından ötürü ne yapacağı kestirilemez. Akıllı düşmanın yapacağı kötülük tahmin edilebileceği için gerekli önlemler alınır.    

                                   

 

AKIL PARA İLE SATILMAZ

 

KONU: AKILLILIK:

Aklıyla düşünüp doğru karar verme, doğru yargılama yeteneği ancak kişinin kendinde var olabilir. Doğuştandır. Sonradan bir çıkar karşılığında elde edilemez, satın alınamaz. Öyle olsaydı, parası olan herkes bu durumdan yararlanırdı.                   

                               

 

 

BAŞA GELMEYİNCE BİLİNMEZ

 

KONU: DENEME:

İnsan, başkalarının başına gelen felaketlerin acısını, zorluğunu, böyle bir felaketi kendisi de yaşamadan bilemez, anlayamaz.

 

 

BEKÂRLIK SULTANLIKTIR

 

KONU: EVLİLİK-YALNIZLIK-BEKÂRLIK:

Aile yaşamının gerektirdiği sorumlulukları taşımak istemeyen insan için bekârlık rahatlıktır. Kendi başına buyruk, bir aile yaşamının yükünü taşımaktan yaşamak ona göre en iyi yaşama biçimidir.

 

 

BİLMEMEK AYIP DEĞİL, ÖĞRENMEMEK AYIP

 

KONU: İSTEME-BİLGİSİZLİK-ÖĞRENMEK:

İnsan çeşitli nedenlerle, her şeyi bilemez. Bu da ayıp sayılmaz. Ne var ki, olanakları değerlendirmemek, öğrenmeye yönelik soru sormamak, bir çaba göstermemek yanlıştır. Bir kusurdur.

 

 

BORÇSUZ ÇOBAN, YOKSUL BEYDEN İYİDİR

 

Yorum Yaz